Suyun takvimi: düşük su ve taşkın sonrası
Dere aramasının en iyi zamanı, taşkın mevsiminden sonra suyun çekildiği dönemdir. Taşkınlar yatağın tamamını oynatır, çakılı yeniden ayırır ve çekilirken ağır malzemeyi tuzaklara bırakır. Daha önce gömülü olan bir anakaya çatlağı açığa çıkmış, dağınık duran altın bir barın başında toplanmış olabilir. Su düşüp berraklaştığında bu yeni düzen ulaşılır hâle gelir ve dere de güvenle yürünür olur.
Bölgenin su takvimini öğren. Bazı yerlerde yüksek su kar erimesiyle ilkbaharda gelir, bazılarında sonbahar ve kış yağmurlarıyla. Yazın uzun kurak dönemleri olan yerlerde dere sonbahara doğru en düşük seviyesine iner ve tuzakların çoğu kuruda kalır. Kış ılıman iklimlerde iyi bir fırsat olabilir; soğuk iklimlerde ise buzlu kaya ve soğuk su riski kazancı aşar ve kışı harita ve planlama için kullanmak daha akıllıcadır.
Yüksek suda aramaya çıkmak hem tehlikeli hem de anlamsızdır. Tuzaklar hızlı ve bulanık suyun altındadır, ulaşamazsın, tavaya ne girdiğini de göremezsin. Yukarıda sert yağmur yağmışsa bir iki gün bekle; seviyenin düşmesi ve suyun durulması hem güvenliğin hem de verimin şartıdır. Taşkından hemen sonra kıyılar yumuşak, yeni çöken çakıl gevşek olur; ilk gün yatağı yürümek yerine yukarıdan izlemek çoğu zaman daha akıllıcadır.
Ani taşkın: yağmur senin üstüne yağmasa da
Dar vadilerde en büyük tehlike çoğu zaman gökyüzünde değil, havzanın yukarısındadır. Kilometrelerce yukarıda yağan sağanak, senin olduğun yere tek damla düşmeden dereyi dakikalar içinde kabartabilir. Kurak arazide, çıplak kayalık yamaçlarda ve dik yan derelerde su toprağa sızmadan hızla kanala iner. Güneşli bir öğleden sonra, kuru bir barda çalışırken bile bu risk vardır.
Uyarı işaretleri çoğu zaman vardır, yeter ki bakasın. Havzanın üstündeki gökyüzünde yükselen koyu bulutlar, uzaktan gelen gök gürültüsü, suyun bulanıklaşması, yüzeyde dal ve yaprak taşınması, seviyenin yükselmesi ve dere sesinin değişmesi birer sinyaldir. Bunlardan birini fark ettiğinde tartışma: ekipmanı bırak ve hemen yüksek yere çık. Tava da kova da geri alınabilir.
Aracını ve kampını taşkın hattının iyice üstüne kur. Eski taşkınların bıraktığı sürüklenmiş dal çizgileri, ağaç gövdelerindeki çamur izleri ve yamaçtaki çöp hattı suyun nereye kadar çıkabildiğini gösterir. Dar bir boğaza girecek, bir barda mahsur kalabilecek ya da tek çıkışı dereden geçen bir yere çalışacaksan, o gün için hava tahmininin yalnız bulunduğun noktayı değil, tüm havzayı kapsadığından emin ol.
Suya girmek ve dereyi geçmek
Su dizinin üstündeyse ve hızlı akıyorsa girme. Akan suyun gücü derinlikle birlikte hızla artar ve diz boyu hızlı su bir yetişkini ayağından alabilir. Geçmen gerekiyorsa en dar ve hızlı yeri değil, suyun yayıldığı geniş, sığ ve yavaş bir kesimi seç. Yüzünü akıntının yukarısına dön, bir sopayla üçüncü bir destek noktası kur, her seferinde yalnız bir ayağını oynat ve akış aşağıya doğru çapraz ilerle.
Çantanın bel kemerini ve göğüs kayışını geçişten önce çöz; düşersen çantayı atabilmen gerekir. Ayakkabılarını çıkarma: dere tabanı keskin, kaygan ve görünmezdir. İki kez geçemeyeceğin dereyi bir kez de geçme; su sen öbür taraftayken yükselebilir ve dönüş yolunu kesebilir. Şüphen varsa, geçmemek her zaman doğru karardır.
- Su dizin üstünde ve hızlıysa geçme.
- Geniş, sığ, yavaş bir kesim seç; dar boğazdan uzak dur.
- Yüzün akıntıya dönük, sopa elinde, üç temas noktası.
- Bel kemerini ve göğüs kayışını çöz.
- Dönüşte aynı yeri geçebileceğinden emin değilsen geçme.
Soğuk su ve hipotermi
Su, vücut ısısını havadan çok daha hızlı çeker. Saatlerce soğuk suya eğilmek, ıslak kollar ve rüzgâr, donma noktasının epey üstündeki sıcaklıklarda bile hipotermiye yol açabilir. İlk işaretler sinsidir: titreme, ellerin beceriksizleşmesi, tavayı tutamamak, küçük işlerde hata yapmak. Ardından sakarlık, peltek konuşma ve muhakeme bozukluğu gelir. Titremenin durması iyiye değil, kötüye işarettir.
Soğuk suya ani düşüş ayrı bir tehlikedir. İlk anda istemsiz bir nefes alma refleksi gelir; baş suyun altındaysa bu tek başına ciddi bir tehlikedir. Kaslar hızla güç kaybeder, dakikalar içinde yüzmek ya da tutunmak zorlaşır. Bu yüzden soğuk mevsimde hızlı suya yakın çalışırken daha da temkinli ol ve ıslanırsan hemen kuru giysiye geç.
Önlem basittir ama disiplin ister. Su geçirmeyen eldiven, kısa seanslar, arada ısınma molaları ve termosta sıcak içecek sezonu uzatır. Araçta mutlaka tam takım kuru giysi bulunsun. Ellerin çalışmayı bıraktığında gün bitmiştir: uyuşmuş el en iyi ihtimalle tavayı ve altını, en kötü ihtimalle dengeni kaybettirir. Kayalarda buz gördüğünde dereyi başka bir güne bırak.
Sıcak, güneş ve su
Yazın tehlike tersine döner. Çıplak çakıl barları ısıyı hem emer hem yansıtır ve çoğu zaman gölge yoktur. Tavaya eğilmişken, suyun serinliği sana ne kadar ısındığını fark ettirmez. Sıcak bitkinliği baş ağrısı, bulantı, halsizlik ve bol terlemeyle gelir; gölgeye geçip su içerek ve dinlenerek geri döner. Kafa karışıklığı, sıcak ve kuru deri ya da bilinç bulanıklığı ise sıcak çarpmasıdır ve acil yardım gerektirir.
Güne erken başla ve öğlenin en sıcak saatlerini gölgede geçir. Günün istediğinden fazla su taşı; dere suyu arıtılmadan içilmez. Eğilmek, kazmak ve suda yürümek aynı mesafeyi yürümekten çok daha fazla enerji harcatır, bu yüzden yiyeceği de hafife alma. Susamayı beklemeden düzenli iç; çok terlediğin günlerde yalnız su değil tuz da kaybettiğini unutma, tuzlu bir atıştırmalık da çantada dursun.
Su ve açık renkli çakıl güneşi güçlü yansıtır. Yansıyan ışık yüzünü ve gözlerini hem yukarıdan hem aşağıdan yakar; bulutlu günlerde bile saatlerce suya bakmak gözleri yorar. Güneş gözlüğü, kenarlı şapka ve güneş kremi kullan, ince ve açık renkli uzun kollu bir giysi de işe yarar. Ama kremi sürdükten sonra tavalamadan önce ellerini yıka: yağ ince altını suyun yüzeyinde yüzdürür ve tavadan kaçırır.
Kaygan kaya, çukur duvarları ve eski işletmeler
Bu hobideki yaralanmaların çoğu dramatik değildir: ıslak kayada kaymak. Yeşil ya da yosunlu kayalar, ıslak kil ve suyun hemen altındaki düz taşlar buz kadar kaygan olabilir. Tabanı iyi tutan bot giy, ağır ve yavaş hareket et, kayadan kayaya asla atlama. Elinde ağır bir kova ya da kürekle yürürken dengen daha da azalır; yükü azalt, iki eli de boş tutmaya çalış.
Kazdığın çukurun duvarı da tehlikedir. Çakıl ve kum uyarı vermeden çöker. Çukuru derin ve dar değil, sığ ve geniş tut; altında durduğun bir kıyıyı ya da yamacı asla oyma. Bir barda ya da kıyıda kazarken yukarıdaki gevşek kayalara, ağaç köklerine ve suyun oyduğu kıyı altlarına dikkat et.
Eski maden işletmeleri ayrı bir tehlike sınıfıdır. Kuyular bitki örtüsü altında gizlenmiş olabilir, galeriler çökebilir ve içlerinde nefes alınamayacak kötü hava birikebilir, pasa yığınları kayabilir. Eski işletmelerin aşağısındaki dereleri ara, ama işletmelerin kendisine girme. Bir galeri ağzı ne kadar davetkâr görünürse görünsün, içeri bakmak için bile girme.
Uzak vadi planı ve geri dönüş kuralları
Telefon sinyali olmadığını varsayarak plan yap. Çevrimdışı çalışan bir harita taşı, bataryanı yedekle ve ıssız bir vadiye gidiyorsan bir uydu mesajlaşma cihazını düşün. Gitmeden önce birine hangi dereye gideceğini, aracı nereye bırakacağını, hangi kesimi yürüyeceğini ve ne zaman döneceğini söyle. Geç kalırsan onun ne yapacağını, kimi arayacağını da önceden kararlaştır. Planı değiştirirsen bunu da bildir.
Mümkünse yalnız gitme. İki kişi, bir kaymayı, bir burkulmayı ya da ani bir hastalığı bir aksilikten öteye taşımaz. Yalnız gideceksen daha temkinli bir plan yap: daha kısa bir kesim, daha erken dönüş saati, dereden uzak olmayan bir rota. Ağır ekipmanı ancak nereyi kazacağını bildiğinde taşı; keşif günü tava, mala, elek ve birkaç küçük parçayla geçer.
En önemli kural, dönüş saatini önceden belirleyip ona uymaktır. Tam iyi bir çakıla denk geldiğinde bir saat daha kalma isteği güçlüdür; bu isteği önceden verdiğin kararla yen. Dönüş yolunun gidişten uzun süreceğini hesaba kat: yorgun bacaklar, ağırlaşmış çanta ve azalan ışık adımlarını yavaşlatır. Aşağıdaki durumlardan biri olduğunda, ne bulmuş olursan ol, toparlan ve geri dön. Dere yarın da orada olacak.
- Dönüş saati geldi: tavada ne olursa olsun dön.
- Su yükseliyor, bulanıklaşıyor ya da havzanın üstü kararıyor.
- Ellerin uyuşuyor, titremen başladı ya da sakarlaşıyorsun.
- Başın ağrıyor, midende bulantı var, suyun azaldı.
- Gruptan biri zorlanıyor ya da plan belirgin biçimde gecikti.